
Hush ; Geleneksel sanatına, galerideki duvar resmini ekleyerek çağdaş sanat formu ile buluşturuyor; Metro Gallery Melbourne, Australia
Fikrin Yüceltilmesi; 21.Yüzyıl Sanatı
Sanatsal eylemin geçirdiği biçimsel değişiklikler düşünüldüğünde, günümüz sanatında, (geleneksel sanatı ayrı tutuyorum) genç neslin, ortak bir yaklaşımda uzlaştığı bir süreçle karşılaşıyoruz.
Çağdaş sanat kavramı farklı tanımlamalar içinde kullanılarak, “Güncel” sanat kavramı ile birlikte anılıyorsa da çağrışımlarının, sanatı tanımlamadaki etkileri pek de benzer görünmüyor. Keza güncel olanın, fazla da kalıcı olmayanı tanımladığı konusunda hem fikiriz. Modern sanat kavramının günümüzdeki karşılığı olarak anılan Contemporary ; Çağdaş Sanat , kelime anlamı olarak çağın içinde üreten sanatçıyı anlatmada daha etkili görünüyor. Kavram algısı ne olursa olsun , sanatçıların biçimsel anlayışları, sanata yaklaşımları gözle görülecek şekilde değişmiştir. Geleneksel olanın, teknik olanaklarının sınırlarının sonuna kadar zorlanması, sanatçıların da farklılaşmasına neden olmuştur. Avant – Garde öncesi , bir eserin oluşumundaki birincil güç ; deha’nın gösterisi , yerini , fikrin kıvraklığına bırakma eğilimine girmiştir. Deha’nın özel olma ve sık rastlanmama özelliği nedeni ile sanat şaşırtıcı , hayret uyandırıcı, çarpıcı iken, bu kimlik, yerini, fikre dayalı üretimler yapan ya da ürettiren entelektüel kimliğe bırakmıştır.
Günümüz sanatında sanat yapanların azımsanmayacak bir bölümü sanatçı tanımına uymayan entelektüellerdir. Açıkçası sanatçı değillerdir. Burada konuyu biraz açmakta fayda var ; Sanatçılık ; toplumsal yaşantı içinde ya da dışında , bireyin yeni bir şey yaratması (yaratıcı kimliğe sahip olması), bunu yaparken şaşırtıcı bireysel bir emek sunması (virtüözlük), Ürettiklerinin, çağının tanığı olacak şekilde kalıcı olabilmesi , mevcut “tekniği” başkalaştırma becerisi, Fikri’nin felsefi altyapısının gücü vb… , gibi , birlikteliği güç niteliklerden oluşan bir kavramdır. Bunların , bir anlamda “deha”yı tanımladığı da düşünülünce, nelerin farklılaştığını daha iyi anlayabiliriz. Günümüz sanatı , günümüz insanının kolaylaştırılan hayatı ve teknolojinin formüle ettiği olanaklar sayesinde rastlantısal olandan uzaklaşarak yeniden biçimlenmiştir. Geleneksel olanda pek de mümkün olamayan kopyalama neredeyse tüm yeni üretimlerde, yerini tekrardan yapılabilme (Tasarlama Prensibi) öngörüsüne bırakmıştır.
Bugün, Görsel sanatların formu, farkındalığı arttırma prensibi üzerine inşa edilen , içeriğinde günümüz dijital olanakları , video performansları ve benzer teknolojik uygulamaları da barındıran bir özelliğe sahiptir. Ve sanat ; plastik sanatların tekilliğinden, bunların ortak kullanımına giden farklı bir çoğulluğa dönüşmüştür. Soru ve sorun da bu noktada başlar ; Çağdaş sanat girişkeni, farkındalığı arttırmak için inşa ettiği yapıtında ne derece usta heykelci ya da ressam ya da fikir ustası olabilir. Bunların hepsine hakim olma olasılığı var mıdır ? Kayıp nerede başlar?Böyle düşünüldüğünde ; konunun aslında hiç de “böyle düşünülmediği” gerçeği çıkar karşımıza. Çünkü , fikir yüceltilmiştir ve kalıcı olmayan eserde üretimin tek bir kişi elinden çıkma zorunluğu da yoktur. Burada , çok yaratıcı bir yapıtın sunumundaki işçilik ve özgünlüğün gücü yeterince önemsenmemiş olabilir. Sunumdaki eksiklik sanatı yapan için kayıp olmazken , izleyici için hayal kırıklığı yaratabilir.

Great Wave ( 1830 Kanagawa) ; Chris Jordan
Japon Sanatçının klasik eseri okyanustan toplanmış plastik parçaları ile resmedilmiş ; Çağdaş sanat formu niteliğinde arananlar düşünüldüğünde sanatçının başarısı anlaşılabilir.

chris jordan; çalışmasında 2.4 milyon plastik parçası kullanmış, kavramsal olarak 1830’ların taş baskısına günümüz kirliliğinden bir gönderme içeriyor.Fikir ve yaratıcığın uyumlu işbirliğinin yanısıra işçiliğin gücü, yapıtın gücünü arttırıyor.
“Sadece” fikir üretmek , günümüz dünyasının hastalıklarından biridir ve insanı eylemsizliğe sürükleyebilecek bir risk taşıdığı ortadadır. Bu durumda karşımıza çıkan gerçek ; fikrin ne olduğundan ziyade nasıl uygulandığıdır. Fikrin yüceltilmesi olgusu çağdaş sanatın , toplumdan tamamen kopma riskini de beraberinde getirecektir. Keza bugün çağdaş görsel sanatın performans ustalarının entelektüel düzeyleri, halkın yapıtla ilişki kurmasını zorlayacak bir formdadır. Bir anlamda tekil sanat sunumlarındaki samimiyet ve çıplaklık ; sanatın çoğullanması ve fikrin yüceltilmesi ile yok edilmiş ve Çağdaş sanat adı altında yeni bir sanat “akımı ” türemiştir.
Plastik sanatların sentezinden oluşan Çağdaş sanat , bu kompleks yapısından dolayı, genele daha yabancı ve ne yazık ki yozlaşmaya daha açıktır. Bu tehlikeyi en aza indirmenin yolu , geleneksel sanat yapıcılarının , alanı tamamen çağdaş sanatın ergenlerine terk etmeden ustalıklarını sergileyebilecekleri benzer uygulamalar ile dehalarını konuşturmaları olabilir. ( SÜRECEK)
sONER gÖKSAY / 2013

Sanat
/ I \
Geleneksel Çağdaş Avangard
/ \ / \ / \
Yeraltı x Yeraltı x x x
Örnekleme bir şema çizdim.Ama bu eskiden böyleydi.Şu an ise durum ;
Yeraltı
I
Sanat
/ I \
Geleneksel Çağdaş Avangard
İnternet dünyası insanlığın kimyasını yirmi yılda bozuverdi.Sanatın alıcısı da satıcısı da artık en dipte yaşıyor.Yeryüzünde dolaşan sanatçı kimliklilerin iç yüzünü ise ancak onların etrafında yaşayanlar bilir.Bu gidişle belki sanatın kimyası da bozulacak.Şöyle ki bundan üçyüz yıl önce amacı ulaşım olan kişi için en mantıklı tercih at arabası ise, bundan yüzyıllar sonra günümüz klasik eserlerine de aynı bizim at arabası örneğinde olduğu gibi bu zamanların yapılabilecek en doğal yönelimi gibi görünecek, görünebilir.Nasıl ki ulaşım için şu an at arabası değilde havayolu daha uygun ise , yüzlerce yıl sonra dostoyevski’den birşeyler okumak değilde
kuma pisleyen bir köpeğin seyri sanat olabilir.
BeğenBeğen